Saadet Teyze’nin Bebek Arabasıyla Hayat Mücadelesi- Sakarya’da Bir Eskiciden Temin Ettiği Bebek…

ONUR ORHAN – Sakarya’da, bacaklarında platin bulunmasına rağmen kilometrelerce yol katedip kağıt ve plastik toplayarak geçimini sağlayan 65 yaşındaki Saadet Benli, hayat mücadelesiyle örnek oluyor.

Severek evlendiği 41 yıllık hayat arkadaşını kalp krizi sonucu kaybeden 4 çocuk annesi Benli, eşinin ölümünün ardından evini geçindirmek zorunda kaldı. Ağrıları nedeniyle her iki bacağından ameliyat olan ve platin takılan Saadet teyze, kağıt toplayıcılığı işine başladı.

Bir eskiciden temin ettiği bebek arabasıyla her gün Bahçelievler Mahallesi’ndeki evinden sabahın ilk ışığıyla yollara düşen Benli, kimi zaman çöpleri karıştırarak, kimi zaman da dükkanlardan topladığı kağıt, plastik ve naylonları satarak Bingöl’de vatani görevini yapan oğluna harçlık gönderiyor.

Soğuk ve yağışlı havaya rağmen kazandığı parayla zar zor geçimini sağlayıp kirasını ödeyen fedakar anne, hayat mücadelesini “Üşüsen bile bunu yapacaksın, mecbursun.” diyerek özetliyor.

Azmiyle herkese örnek olan Saadet teyzenin en büyük isteği ise hacca gitmek.

-“150 lira verip yeni bebek arabası alamam ki”

Saadet Benli, eşinin 8 yıl önceki ölümünün ardından çalışmaya mecbur kaldığını dile getirdi.

“Çocuk askerde, ev kira, ne yapayım mecburum.” diyen Benli, “Sabah ezanında bir çıkıyorum, neredeyse akşam ezanına kadar devam. Plastik, karton, naylon topluyorum, ne bulabilirsem, demir bulsam demir de alıyorum.” ifadesini kullandı.

Benli, ağrıları nedeniyle bacaklarından protez ameliyatı olduğunu anlatarak, “O yüzden bebek arabası kullanıyorum. Eskici götürüyor, ben ondan alıyorum. 150 lira verip de yenisini alamam ki. Dört gün sonra o da kırılır. Bu kırılırsa yedek alıyorum hemen. Protezli bacaklarımla zor oluyor. Korkuyorum. Sağ bacağımdan iki kere ameliyat olduk. Bir daha olma şansım yüzde 1. Ondan da korkuyorum ama aç kalmamak için çalışmak zorundayım, ne yapayım. Çocuklardan umut yok, çocuklar kendini zor besliyor, onlardan bekleme bir şey.” diye konuştu.

Soğuk havalarda da çalışmak zorunda kaldığını aktaran Benli, dışarıda pek üşümediğini, ona göre giyindiğini söyledi.

“Üşüsen bile bunu yapacaksın, mecbursun.” diyen Benli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yağmurlu havalarda yağmurluğu giyiyorum. Kar yağarsa bebek arabam çıkmaz, o zaman gelemem. Her işimi bebek gibi yapıyorum. Özenerek yapıyorum hem de. Bazıları burun kıvırır, benim işime gelmiyor burun kıvırması, o ekmek parası. Hiç gocunmuyorum hiç. Bazıları da diyor, ‘Helal olsun be teyze. Bu yaşta bunu yapıyorsun ya helal olsun. Ne derlerse desinler sana.’ ‘Desinler. Umurumda değil.’ dedim. Ben yapıyorum, kimseye gidip de ‘Bir ekmek parası ver.’ demedim, demem de Allah da dedirtmesin. Hayat böyle geçiyor işte. Hayat tabii ki zor. Kimsenin bir şeyini almam, isterim, verirse tamam, vermezse çıkarım giderim. Bazıları da telefon eder, ‘Teyze gel, karton, naylon biriktirdik.’ Seve seve gelirim ona.”

Saadet Benli, çok güzel tepkilerle karşılaştığını aktararak, “Çay veriyorlar, karton veriyorlar, ‘Çay iç, gel 5 dakika soluklan.’ diyorlar. Yani öyle yer de var ama suratını asıp veren de var. Kimseden beklentim yok. Yeter ki Rabbim milletimize, her yere huzur versin, başka bir şey istemiyorum. Kendi geçimimi kendim sağlıyorum, kimseye yük olmuyorum. Yoksuzluk, yoksuzluk, yoksuzluk. Başka bir şey değil. Biz de zenginler gibi birazcık olsun gülelim, gezelim isteriz ama maalesef bize yok o. En çok hacca gitmek istiyorum, hiç gidemedim, başka bir şey istemem, tek isteğim o ama gidemedim, gidemem de.” ifadelerini kullandı.

“Çöpler de bizim ekmek paramız”

Aç kalsa bile kirasını ödemeye gayret ettiğini vurgulayan Benli, “Ne yapayım, ben orada huzurlu duracağım. O parayı veremezsem huzurlu duramam. Önce kiram, sonra benim karnım. Ne kadar topladığım belli olmuyor. İyi yer olursa bulabilirsem 100 kilograma kadar çıkıyor ama her zaman olmuyor. Öyle ara sıra oluyor.” şeklinde konuştu.

Zor durumda olanlara da tavsiyelerde bulunan Saadet Benli, “Çalmasınlar, çırpmasınlar. Çöplerden toplasınlar, kimseye engel olmasınlar. Çöplerde bizim ekmek paramız. Biz çöplerden alıyoruz her şeyimizi. Utanan varsa dönsün gitsin bana ne. Bazı zenginler burun kıvırıyorlar ama o beni ilgilendirmez, ben kendi ekmek parama bakarım.” dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir